Günümüz toplumları bilgi çağında yaşamlarını sürdüren toplumlardır. Bilgi çağının en önemli özelliği ise bilgi artışının son derece hızlı olmasıdır. Toplumların bu hızı takip edebilmeleri için bilginin kalıcı ve hızlı bir şekilde kodlanması gerekir. Bunu sağlayan en önemli şey ise kişiye özgü doğru algıdır. Öğrenciler bunu ilk olarak matematik derslerinde başarmalıdırlar. Bu yönüyle matematik, eğitimin vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Her ne kadar bazı kaynaklarda ortaöğretim düzeyindeki matematik eğitiminin en temel amaçlarının “ispat kavramının algılatılması”, “ispat edilen bilimsel sonuçlar ile dogmalar arasındaki farkın kavratılabilmesi”, “geometrik kavramlardan ve modellerden hareketle aksiyonların gerekliliğinin algılatılması”, “soyut kavramların ve soyut düşünce yapısının oluşturulması” şeklinde özetlense de işin gerçeği her zaman ayrıntıda yatmaktadır. Dogma doğruluğu deneyden geçirilmeden, sınanmadan kabul edilen, olduğu gibi benimsenen bir öğretidir. Bu çalışmamızın amacı orta öğretimde okutulmakta olan matematik dersinin öğrencide bıraktığı bilişsel uzantıları incelemeye çalışmaktır. Çalışmamızın deneysel kısmı Elazığ ili Cemil Meriç fen lisesi öğrencilerini kapsamaktadır. Çalışmamızı oluşturan ana fikir, “Matematik dersini okutan öğretmenin okuttuğu bir konudaki bilişsel uzantısının aynısı veya bir benzeri öğrencide de oluşursa öğrencinin bu konudaki öğrenme becerileri daha aktif hal alabilir” şeklindedir. Doğal olarak bu fikri destekleyici ölçümlerin yapılabilmesi o kadar da kolay değildir. İlk olarak bilişsel uzantının ölçümü gerçeklik olarak mümkün olmamaktadır. Ancak kişiye yöneltilen bazı sorulara karşı verilen cevaplar bir nebze ölçüm olarak kullanılabilir. Benzer düşünceler de farklı cümlelerle ifade edilebilir. Bunun önüne geçilebilmesi için cevap verecek kişiye seçenek sunmak ve kendine uygun olan seçimi yapmasını istemek ölçümü biraz daha olanaklı kılmaktadır. Ancak bu durum yüzde yüz soru cevap diyaloğuna da dönüşmemelidir. Bunun için çalışmada kullanılabilecek en uygun yöntemin klinik mülakat olabileceğine karar verdik. Çalışma gerekli izinler alındıktan sonra 2023-2024 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde Elazığ Cemil Meriç Fen Lisesinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya lisenin son sınıf öğrencileri gönüllülük esasına göre dahil edilmiştir. Çalışma planı çerçevesinde ilgili takvimin nisan ayı ilk haftasında matematik zümresiyle bir toplantı yapılarak planlanan çalışma matematik zümresine tanıtılmıştır. Bizim açımızdan zümrenin çalışmaya vereceği destek oldukça önemli olduğundan mülakatlar zümre öğretmenleri ile beraber gerçekleştirilmiştir. Çalışmada toplam 36 öğrenci ile mülakat yapılmıştır. Mülakat sırasında öğrencilere ortak olarak geometrik kavramlar, sayılar, aritmetik işlemler, fonksiyon yapıları ve trigonometri olmak üzere beş temel konu ile ilgili görüşleri ve algılama şekillerine ait sorular yöneltilmiş ve öğrencilerin ifadeleri kayıt altına alınmıştır. Ayrıca benzetimde ölçmeyi kolaylaştırmak açısından iki seçenekli 16 adet soru yöneltilerek kendisine yakın olan seçeneği ve nedenini vurgulaması istenmiştir. Çalışma sonuçlarının istatistiksel olarak değerlendirilmesi açık bir şekilde sunumda paylaşılacaktır. |
Today's societies are societies that live in the information age. The most important feature of the information age is that the increase in information is extremely fast. In order for societies to follow this speed, information must be coded permanently and quickly. Themost important thing that provides this is the correct perception specific to the person. Students should first achieve this in mathematics classes. In this respect, mathematics has become an indispensable part of education. Although some sources summarize the most basic goals of mathematics education at the secondary school level as "perceiving the concept of proof", "understanding the difference between proven scientific results and dogmas", "perceiving the necessity of actions based on geometric concepts and models", "forming abstract concepts and abstract thought structure", the truth of the matter always lies in the details. Dogma is a doctrine that is accepted as true without being tested and tested. The purpose of this study is to try to examine the cognitive extensions left in the student by the mathematics course taught in secondary education. The experimental part of our study covers students at Cemil Meriç Science High School in Elazığ. The main idea behind our study is that “If the same or similar cognitive extension of the teacher who teaches mathematics occurs in a subject, the student’s learning skills in this subject can become more active.” Naturally, it is not that easy to make measurements that support this idea. First of all, it is not possible to measure the cognitive extension in reality. However, the answers given to some questions directed to the person can be used as a measurement to some extent. Similar thoughts can also be expressed in different sentences. In order to prevent this, offering options to the person who will answer and asking them to make the appropriate choice makes the measurement a little more possible. However, this situation should not turn into a one hundred percent question-answer dialogue. For this reason, we decided that the most appropriate method to be used in the study would be a clinical interview. The study was conducted at Elazığ Cemil Meriç Science High School in the second semester of the 2023-2024 academic year after obtaining the necessary permissions. Within the framework of the work plan, a meeting was held with the mathematics group in the first week of April of the relevant calendar and the planned study was introduced to the mathematics group. Since the support that the group would provide for the study was very important for us, the interviews were conducted with the group teachers. A total of 36 students were interviewed in the study. During the interview, the students were asked questions about their views and perceptions on five basic topics, namely geometric concepts, numbers, arithmetic operations, function structures and trigonometry, and the students' statements were recorded. In addition, in order to facilitate measurement in the simulation, 16 two-choice questions were asked and they were asked to emphasize the option that was closest to them and the reason. The statistical evaluation of the study results will be shared clearly in the presentation.